Friday, June 19, 2009

HAVADAN SUDAN

Ne zor geçti bu hafta, bitmek bilmedi ama sonunda Cumaya geldik. Hem de son saatleri.

Akşam hiç eve gidesim yoktu, bir yerlere gitsek diye geçiriyordum ama plan yapmak için geç oldu diye de kimseyi aramıyordum ki Yiğit aradı Taps'e gidiyoruz gelir misin diye. Süper oldu. Cuma akşamı iş çıkışı açık havada bir iki biradan daha keyiflisi olmaz.

Bu akşam alacağım kalorileri eritmek için yarın mutlaka spora gitmeliyim.

Bir de şu iptal olan Depeche Mode konseri biletlerini iade etmek lazım. Elim biletlere gitmiyor. İptal olan konser ve suya düşen İstanbul planlarını düşünmeyip havadan gelecek 200 TL'yi (sanki bizim paramız değilmiş gibi, taaa Şubatta ödendiği için muhtemelen) düşünmeye karar verdim. Pozitif tarafından bakmak lazım.

Tuesday, June 9, 2009

MERSİN

Tekrar yazasım geldi ne kadar sürer bilinmez??

Haftasonu annemle babamı Mersin'e yazlığa bırakıp döndük. Cuma gecesi yola çıktık Pazar'da döndük. Kısa süreli bu kaçamak çok iyi geldi. Mersin'i hiç bu kadar güzel görmemiştim. Meğersem Temmuz Ağustosta giderek büyük hata yapıyormuşuz. Hava hiç bunaltmıyordu. Akşamları üzerimize şal bile almak zorunda kaldık. Okullar henüz kapanmadığından oldukça tenhaydı. Bir daha ya Haziran başında ya da Eylül'de gitmeye karar verdim.

Yola çıkmadan önce yeni CD almak gibi bir alışkanlığımız var. Gittiğimiz tatilleri, daha sonra yolda dinlediğimiz şarkılar çaldığında hatırlamak hoşuma gidiyor. Bu seferki yol albümümüz Göksel'in Mektubumu Buldun Mu? albümüydü. Biz çok beğendik. Özellikle annem ve babam. Şarkılar çaldıkça onlar da anılarını paylaştı bizimle. Çok keyifli oldu. (Albümdeki resimlere de bayıldım ayrıca)

Dönüşte annemin memleketi Aksaray'a uğradık. Yolüstü lezzet durağı Aksaray'ın meşhur pidecisi Kurtuluş Börek Sarayı oldu. Annem ve anneannem çok övmüşlerdi. Bulmak da biraz zorlandık ama değdi. Pideler nefisti.

Friday, March 20, 2009

DM


Biletlerimizi aldık, (sanırım biraz acele ettik) zaman geçmek bilmiyor. Konserden istifade 4 günlük bir İstanbul tatili yapacağız. Hangisi için daha çok sabırsızlanıyorum emin değilim. Sanırım tatil kısmı daha çok cezbediyor. Umarım herşey yolunda gider.

Monday, March 16, 2009

LOTO SONUÇLARI



Cuma günü süper loto sonuçları ile ilgili bir şey yazmayınca sanmayın ki bana çıktı ve çekip gittim. Hiçbir şey çıkmadı. Sabah kalkıp yine işe geldim. Üstüne üstlük işler o kadar yoğundu ki iki satır bir şey bile yazamadım.

Bu arada sağolsun Erinç arkadaşım bloguma işle ilgili hoşnutsuzluğumu yazmamam konusunda bu linki yollayarak beni uyardı. Umarım akibetim bu kızınki gibi olmaz. En kötü iş bile işsizlikten iyidir. :)

Thursday, March 12, 2009

SÜPER LOTO

Sanırım bir çok kişi için bugünün gündemi süper loto. Kişisel oynanan kuponların yanında iş yerindeki arkadaşlarla da ortak kupon yaptık. 13 kişiyiz. Bize çıkarsa, ikramiyeyi 13'e bölecek olmamıza rağmen herkesin işi bırakması için yeterli bir rakam. Yarın tüm bölüm topluca işe gelmemenin hayallerini kuruyoruz.

Evet, ne yazık ki aramızda işini severek yapan bir kişi bile yok. Ve ne yazık ki tek kurtuluşumuz piyango.

(Şimdi bu kriz ortamında onca işsiz varken işimizden şikayet ettiğimiz için şımarıklık yaptığımızı düşünüyorsunuzdur belki ama insanların işlerini sevmemeleri de büyük bir sorun bence. Bu sorunu işsizlik körüklüyor zaten. Sevmeseniz de işinizi değiştiremiyorsunuz çünkü. )

Tuesday, March 10, 2009

ANKARA FİLM FESTİVALİ


Yaklaşık 1 saat önce hayatımda ilk kez bir canlı yayına katıldım. Radyo Odtü'de gizli işsiz olarak. :) hem çalışıp hem dinliyordum ama napalım programın adı öyle.
İş yerinde pek radyo dinlemem aslında. Radyoyu yeni açmıştım ki yarışma başladı. İtiraf edeyim soruyu bilmiyordum. İnternetten araştırıp, mail attım. Şimdi bi de bana çıkarmış diye düşünürken telefonum çaldı ve beni canlı yayına aldılar, çok heyecanlandım. Cuma akşamı için Vahşi Kan filmine bilet kazandım.
Bir şeyler kazanmak insanı çok mutlu ediyor. Küçük büyük hiç fark etmez. Umarım şansım perşembe akşamı da yanımda olur ve Süper Loto'yu kazanırım.

Tuesday, March 3, 2009

BROWNİ

Kuvertür çikolata aldığımdan beri browni denemek istiyordum. Bu tarifle tam aradığım tada ulaştığımı düşünüyorum. Tarifi ya diğer bloglardan ya da bir dergiden buldum ama hatırlamıyorum. Genelde yazdığım kağıda mutlaka aldığım yeri de yazarım ama bu sefer yazmamışım. O nedenle kaynak gösteremiyorum. Kendi tarifine benzeten olursa haber versin ekleyeyim. Gerçi ben ufak bir iki değişiklik yaptım ama olsun özüne dokunmadım sayılır.


Malzemeler

1 su bardağı un
3 yumurta
3 çorba kaşığı kakao
80 gr. bitter kuvertür çikolata
1 çorba kaşığı tereyağ
3 çorba kaşığı sıvı yağ
1 su bardağı şeker
1 paket kabartma tozu


Tarifte 1 su bardağı da ceviz vardı ama evde olmadığından ben koyamadım. Olsaydı eminim daha da nefis olacaktı. Eğer varsa siz ekleyin bence.

Çikolatayı benmari usulü eritin. Çikolatalar erimeye başlayıp yarı yarıya sıvılaşınca tereyağı ekleyin. İkisi birlikte erisin.

Şeker ve yumurtayı iyice çırpın.

Erimiş çikolata ve tereyağı ile sıvı yağı ekleyip, karıştırın.

Un, kakao ve kabartma tozunu ekleyip, tüm malzemeler karışına kadar düşük devirde çırpın.

Yağlı kağıt serilmiş kare borcama dökün.

Ben en küçük kare borcama döktüm ve yüksek dilimlerim oldu. İnce dilim tercih ediyorsanız daha büyük bir kaba dökebilirsiniz.